ÇOÇUK İSTİSMARI AFFEDİLEMEZ!

Çocuklar pek çoğumuzun bam teli. Onlarla ilgili olumsuz bir haberle karşılaştığımızda ya günlerce bunun etkisinde kalıyoruz ya da bu tür haberleri görmemek için ilgili sayfaları kapatıyoruz. Ama ne yazık ki hemen hemen her gün farklı yerlerden çocuk istismarlarına, tecavüzlere ya da erken evliliklere dair bilgiler dünyamıza akıyor. Özellikle son yıllarda Türkiye’de bu tür olayların arttığına şahit oluyoruz.

Çocuğa İstismar Suçunda Artış: Bir Yılda 28 Bin 360 Dava

Türkiye Adalet Bakanlığı’nın 2019 yılına ilişkin adli istatistik verilerine göre:
– Çocuğa yönelik cinsel istismar suçu, son 8 yılın en tepe noktasına ulaşmış.
– Ceza mahkemelerinde çocuğa cinsel istismar suçundan 28 bin 360 dava açılmış.

Olası af, mağduriyetleri artıracaktır

Pek çoğumuz bu konuda ciddi bir şeyler yapılmasını, kamu vicdanını rahatlatacak yaptırımların devreye girmesini beklerken, çocuk cinsel istismarı suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. maddesi ile ilgili af girişimleri masaya getirildi. Daha önce 2016 yılında gündeme gelen ve en son 15 Nisan 2020 tarihli İnfaz Yasası’nın TBMM görüşmeleri sırasında tekrar gündeme alınan TCK 103 affı, kadın örgütlerinin ve kamuoyunun tepkisi sayesinde yasaya eklenememişti. Ancak bazı partilerden siyasetçi ve milletvekillerinin bu affın 15 Temmuz 2020 öncesinde mutlaka çıkartılacağı yönündeki beyanları kaygıları yeniden tırmandırıyor.
Kamuoyuna yansıyan son af teklifi taslağına göre,
– Çocuklara yönelik cinsel istismar veya tecavüz nedeniyle yargılanıp mahkûm edilmiş ve cezası kesinleşmiş olanlar,
– Olay tarihinde başka bir kadınla evli değiller ise,
– Mağdur 14 yaşına basmış ise (yani 13 yaşında ise),
– Mağdur ile tecavüz faili arasında en fazla 15 yaş fark varsa,
– Mağdur şikâyetten vazgeçmiş ve
– Yasanın çıktığı tarihten önce resmi nikâh yapılmış ise, çocuk istismarcısı derhal serbest bırakılacak ve bu evlilik beş yıl sürdüğü takdirde hiçbir şekilde cezalandırılmayacak. Bu af teklifi, hem çocuk istismarı ve tecavüz faillerinin cezasını çekmeden serbest bırakılması, hem de onların bu tecavüzlerini beş yıl daha sürdürerek “ödüllendirilmeleri” anlamına geliyor. Üstelik bu af çocuk cinsel istismarına veya tecavüze iştirak edenleri, onları azmettirenleri, suçun işlenmesine yardım ve yataklık edenleri de kapsayacak ve bunlar hakkındaki tüm kamu davaları da düşecektir.

Hukukçulara göre: Bu konudaki en önemli ve olası tehlike ise Anayasa Mahkemesi’nin, evlilik tarihi, mağdurun yaşı, taraflar arasındaki yaş farkı, olay tarihinde evli olmamak gibi koşulları iptal etmesidir. Bu durumda, “geçici” olduğu iddia edilen af, birdenbire tüm kız çocuklarını ve kadınları her yaştan tecavüz faili ile evlendirilme baskısı altında bırakacak genel bir uygulamaya dönüşebilir.

TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu

Bu nedenle Türkiye’deki kadın örgütleri, “TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu” adlı bir platform oluşturarak bu konudaki kamu duyarlılığını canlı tutmaya çalışıyor. Yine bu çerçevede Türkiye’nin farklı yerlerinde 11 Temmuz’da konuya dair bir basın açıklaması yapan platforma, Almanya’dan da BETAK – “Berlin Türk Alman Kadınlar Birliği” destek veriyor.

Hatice Selçuk: “Çocuk Cinsel İstismarı Affı, Uluslararası Sözleşmelere Aykırıdır”

BETAK Başkanı Hatice Selçuk KADINCA.eu’ya yaptığı açıklamada, çocuk cinsel istismarcılarına yönelik af girişimlerinin, beraberinde İstanbul Sözleşmesi’ne ve 6284 sayılı Şiddet Yasası’na karşı yürütülen karalamaların Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkartılması çağrısında bulundu. Hatice Selçuk ayrıca “Çocuk Cinsel İstismarı Affı”nın uluslararası sözleşmelere aykırı olduğuna dikkat çekti: “İlgili af, Türkiye’nin içinde yer aldığı pek çok uluslarası sözleşmeye de aykırıdır. Tıpkı Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve pek tabii ki erkek egemen anlayışın bir türü içine sindiremediği İstanbul Sözleşmesi gibi.”

BETAK Başkanı, yine bu çerçevede Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın uluslarası sözleşmelere nasıl riayet ettiğini de şu tespitle hatırlattı: “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesine bakılacak olursa, “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmede, kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümleri esas alınır” vurgusu yer almaktadır.”

Hatice Selçuk bu doneler ışığında BETAK olarak, Çocuk Cinsel İstismarı Affı dahil kadın ve çocuklara yönelik her türlü hukuksuzluğun takipçisi olacaklarının altını çizdi.

TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affı Basın Açıklaması:

300 Sivil Toplum Kuruluşundan oluşan “TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu” ve ona destek veren BETAK – “Berlin Türk Alman Kadınlar Birliği”nin TCK 103 Çocuk Cinsel İstismarı Affı ile ilgili yayınladığı basın açıklaması:

Özlem Coşkun – KADINCA.eu – 11.07.2020 – 18:00

Çizgi çocuk: © Erdoğan Karayel
Fotoğraf: © Hüseyin İşlek Arşivi ve TCK 103 Platformu

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*